Yönetmen: Alex Holdridge
Senaryo: Alex Holdridge
Oyuncular: Scoot McNairy (Wilson), Sara Simmonds (Vivian), Brian McGuire (Jacob), Kathleen Luong (Min)
Puan: 
Yeni yıl geldiğinde herkes kendisine yeni hedefler belirler ve bu hedeflerin peşinden bütün bir yıl boyunca, bıkmadan usanmadan koşacağına kendi kendine söz verir. Filmdeki Wilson karakteri de aynen bu şekilde kendini yalnızlığından kaynaklanan bir boşluğun içinde buluyor ve yeni yıl gecesi için kendi kendine bir ant içiyor. Bu gece birisiyle beraber olacaktır. Tabi bu kararı kendi kendine alabilecek kadar girişken bir karakter değildir Wilson. Onu asıl gaza getiren Craigslist isimli internet sitesine ilan vermesini sağlayan arkadaşı, aynı zamanda DJ olan Jacob olmuştur. Bunda tabi ki Wilson’ın Jacob’ın kızarkadaşıyla arasında geçen olaylar da neden olmuştur ama bu olay burada anlatılınca bütün etkileyiciliğini yitirir. Gerçekten çok komik anlar yaşanıyor filmin başında
.
Bizim gibi Türkiye’de yaşayan insanların bu yeni yıl saplantısını anlaması imkansız gibi birşey. Yeni yıla birini öpmeden, evde televizyon karşısında dansöz seyrederek girmek o kadar berbat birşey olmalı ki fıstık gibi kızlar bile yeni yıl gecesi randevusunda birlikte vakit geçirecekleri adamları, alalacele, günde 5-6 görüşme yaparak seçmekteler. Yalnızlık gerçektende kazanılması zor bir savaş.
İşte Vivian’da bu tip kızlardan biri. Meşhur ve zengin olma hayalleriyle Texas’tan kalkıp Los Angeles’a gelmiş, bütün hayatını ardında bırakıp yeni doğmuş bir bebek gibi tekrar hayata başlamak isteyen bir aktris adayı. Ama peşini bırakmayan hayaletler var herzamanki gibi; kızının büyüyüp 27 yaşına geldiğini kabullenemeyen bir anne, terkedilmeyi hazmedemeyen, uçkuruna sahip çıkamayan bir eski sevgili. Bu geçmişe hapsolup silinmiş karakterler sayesinde Vivian’ın Wilson’a karşı nefretle başlayan ilişkisi ileriki safhalarda birbirlerinin durumlarını daha iyi anlamaları neticesinde karşılıklı kısa süreli bir dostluğa dönüşüyor. Çünkü ikiside geçmişlerinden köşe bucak kaçıyorlar, çünkü ikiside umutlarını sırtlarına yükleyip sevdiklerini geride bırakıp yalnız bir dünyaya adım atıyorlar. Vivian’ın sürekli sokakta bulduğu eski, kaybolmuş ayakkabıların fotoğraflarını çekip internet sitesinde yayınlamasının asıl nedeni de işte bu geçmişe olan özlem ve geleceği yaratma çabası.
Wilson, arkadaşları Jacob ile Min’in ilişkileri üzerinde de cinsel açlığından kaynaklanan kötü etkiler yaratmaktadır. Cinsel açlığını evlerindeki tek bayan olan Min üzerinden karşılama çabasındadır çünkü hiçbir şey gerçek ten, dokunuş ve görüntü kadar erkeği çığrından çıkaramamaktadır, ve bu dipsiz saplantı eğer Jacob’ın sonsuz hoşgörüsü olmasaydı kanlı bıçaklı bir arkadaşlık trajedisine bile dönüşebilirdi.
Filmin sonunda gerçekleşen Jacob’ın Min’e evlenme teklif etmesi ve bu olayın öncesinde gerçekleşen “öpüşme” olayı Vivian’ın aşk hakkındaki yorumunu akla getiriyor; “Aşk gariptir”. Evet, gerçekten aşk gariptir ve bu garipliği yaratanda insanoğlunun kendisidir. Aşkın kuralları, gelenekleri, sınırları yoktur. Ne kadar fazla bu sınırları koymaya çalışırsak o kadar fazla yalnız kalırız çünkü kurallar sıkıcıdır ve aşkın ayaklarınızı yerden kesmesi gerekir.
In Search Of A Midnight Kiss 2008 yılının en güzel bağımsız filmlerinden biri. Bazı anlarda size Before Sunset ve Before Sunrise’ı hatırlatacak ama bu filmden aldığınız tadı bir gram bile azaltmayacak.






